Dorothy Parker Toplu Öyküler-1 - Yarın Berbat Bir Gün

Caz Çağı'nın, adından en çok söz ettiren yazarlarından biri olan Dorothy Parker ilk kez Türkçede.

ISBN - Barkod No :9786052349557

Yazar : Dorothy Parker

Türkçeleştiren : Başak Bekişli

Sınıf/Yaş : Yetişkin

Türü : Öykü

Temalar : Aile İlişkileri, Aşk, Duygular, İletişim, Mizah

Baskı Detayları : 280 sayfa, enso kâğıt, karton kapak, 13,5x19,5 cm

32.20 TL

-%30

46.00 TL

SATIN AL

Maskeleri düşüren sivri dilli öyküler...

Caz Çağı'nın, adından en çok söz ettiren yazarlarından biri olan Dorothy Parker, Delidolu Yayınları tarafından iki cilt hâlinde yayımlanacak "Toplu Öyküler"i ile ilk kez Türkçede.

Amerikalı yazarın yirmi yedi öyküsüne yer veren ilk cilt Yarın Berbat Bir Gün; aşka inanmayanların, aşktan sarhoş olanların, aldatanların, aldatılanların, kazananların, her daim kaybedenlerin, cesurların, korkakların ve daha nicelerinin hayatına göz kırpıyor. 1920'ler ve 30'ların ruhunu göz kamaştıran yanları ve karanlığıyla zekice yansıtan, "trajikomik" olayları sivri uçlu kalemine dolayan Dorothy Parker, bu öykülerinde sadece kendi dönemini değil, insanın değişmeyen gerçekliğini de yakalamayı başarıyor.

 
"Artık senin ne halt edeceğini de bilmiyorum. Oysa senin farklı olduğunu sanmıştım!"
"Farklıydım," dedi genç kadın, "sadece sen benim farklı olduğumu düşündüğün müddetçe farklıydım."

 
Pek çok Hollywood filminin senaryo ve diyaloglarında da imzası olan Parker, kadın erkek ilişkilerindeki iletişim sorunlarının doğurduğu ezeli savaşın ve komik diyalogların güncelliğini hâlâ koruduğu bu öykülerde, tüm maskeleri birer birer düşürüyor. Kendi kendini kandıranları, ensesi kalınları, zorbaları, mağrurları, budalaları ve kendini beğenmişleri karikatürize ederken, hazır reçetelere bel bağlamıyor. İnsanın acınası ikiyüzlülüğünü, cehaletini ve türlü zaaflarını, keskin bir göz ve alaycı bir tebessümle gözler önüne seriyor.

"İşte buradayım, yapayalnızım, istenmiyorum; üstelik yeni kıyafetlerimi giymişim. Hayat böyle, herhâlde. Biz zavallı minik şeyler... giyiniyoruz, plan yapıyoruz ve umut ediyoruz... peki, ne için? Hayat dediğin ne ki hem? Bir ölüm cezası. İki nokta arasındaki en uzun mesafe. Yorgun katırın burnuna bağlanmış saman demeti. Şey..."